2005 yılında yürürlüğe giren Kyoto Protokolü ile birlikte dünyada atmosferimize zarar veren sera gazlarını azaltmak için ciddi çalışmalar başlamıştır. Kyoto Protokolü ile birlikte 1 ton karbondioksit salınımına eşdeğer bir tanım olan “Karbon Ofset Kredisi” kullanılmaya başlanmıştır. Karbon kredisi birimi ton karbondioksit eşdeğer “tCO2e” olarak tanımlanmıştır.

Kyoto Protokolü kapsamında emisyon azaltımı yükümlülüğü altına giren ülkeler zorunlu piyasa olarak adlandırılan yapı içerisinde karbon kredisi ticareti yapmaktadır. Ülkemiz 5 Şubat 2009 tarihinde aldığı kararla protokole taraf olmuş, ancak henüz protokolün getirebileceği yükümlülüklerin altına girmemiştir. Ülkemizin durumunda olan ülkeler karbon kredisi ticaretini Kyoto Protokolü’nden bağımsız olarak farklı standartlar bulunan gönüllü piyasalar aracılığı ile yapmaktadır.  Ülkemizde gönüllülük esasına dayanarak yenilenebilir enerji projelerine yatırım yapan firmalar gönüllü piyasalarda bu kredilerin satışlarını yapabilmektedir.

Ortadoğu Grup bünyesinde gerçekleştirilen yenilenebilir enerji projeleri sayesinde firmamız yüksek miktarda karbon kredisine hak kazanmaktadır. Özellikle çöp gazından elektrik üretim tesislerimiz, karbondioksite göre atmosfere 28 kat daha zararlı olan metan gazını bertaraf ederek çevre ve hava kalitesine ciddi fayda sağlamakta, ayrıca çöp gazı ile elektrik üreterek sağladığı faydayı bir mertebe daha yukarıya taşımaktadır.

Grubumuz bünyesinde yapılan çöp gazından elektrik üretimi tesislerimiz uluslararası bir gönüllü standart olan ve diğer standartlar arasında en prestijli kabul edilen “Gold Standard” projesi olarak geliştirilmekte ve yıllık 1 milyondan fazla karbon kredisine hak kazanmaktadır. Gönüllü piyasalarda oluşan bu karbon kredileri gönüllü bir esas içerisinde karbon ayak izlerini sıfırlamak veya azaltmak isteyen yurt içi ve yurt dışı firmalar tarafından satın alınmaktadır.